Dragon Ball Revenge of King Piccolo (Wii) İncelemesi
Bundan önceki yazılarımdan birinde Türkiye’de ki anime severlerden bahsetmiştim. Gerçektende sayısı azımsanmayacak kadar fazla olan bu kitle, eminim ki bu animelerin oyunlarını da büyük bir merakla bekliyorlardır. Türkiye’de en çok izlenen animelerden bir olan Dragon Ball için Namco Bandai firması, serinin ilk jenerasyonuna ait bir oyunu piyasaya sürdü. Dragon Ball’ın yeni serilerinin oyunları XBox360 ve PS3 için piyasaya sürülürken, animenin ilk serisine ait bir oyun olan Revenge of King Piccolo ise Wii’ye özel olarak raflardaki yerini aldı. Zaten Dragon Ball’ın Türkiye’de tam olarak sadece ilk jenerasyonu yayınlamıştı. Sonrasında anime, çeşitli nedenlerden dolayı yasaklandı ve yayından kaldırıldı. Bu yüzden Revenge of King Piccolo bize daha yakın gelen bir oyun. En azından yapımda genel olarak tanıdığımız karakterler var. Neyse lafı fazla uzatmadan oyunun anlatımına geçelim.
Ejderha Topları Bir Kez Daha Bir Araya Geliyor
Oyunumuz Dragon Ball oyunlarının aksine ilerlemeli bir yapıya sahip. Tabi ki yapımcılar Revenge of King Piccolo’ya ufak bir de vs. modu eklemeyi unutmamışlar. Öncelikle bu moddan biraz bahsedelim. Sonrasında ise oyunun senaryo kısmını anlatmaya devam ederiz. Dragon Ball:Revenge of King Piccolo’da fazla kapsamlı olmayan vs. moduna sahibiz. Bu modda dilersek iki kişide dövüşler yapabiliriz. Bu dövüş moduna ilk girdiğinizde tüm dövüşçüler açık değil. Ayrıca seçtiğiniz karakterin kombolarıda sınırlı düzeyde. Fakat oyunun senaryo kısmında ilerledikçe, hem buradaki dövüşçüler, hem de dövüşçülerin komboları aktif hale geliyor. Dövüşler belirli bir alandan ziyade serbest bir alanda geçiyor. Yani sağa, sola, öne, arkaya rahatlıkla koşturabiliyoruz. Yüzümüz devamlı rakibimize dönük bir halde durmuyoruz. İstersek arkamızı dönüp ondan kaçıp uzaklaşabiliyoruz. Yani Dragon Ball:Revenge of King Piccolo’la da ki vs. dövüş modu, alışılagelmişin biraz dışında, bizlere serbest dövüşebilme imkanı sunan bir yapıda tasarlanmış.
Vs. modundan kısaca bahsettikten sonra, şimdi ise oyunun hikâye bölümüne bir göz atalım. Oyunun senaryosu, isminden de anlaşılacağı üzere, Kral Piccolo ve Ejderha topları üzerine kurulmuş. Eğer Kral Piccolo’yu hatırlayamayanlar varsa onlara ufak bir hatırlatmada bulunayım. Serinin ilk jenerasyonunda, ejderha toplarını ele geçirmeye çalışan, ufak boylu, yeşil, çirkin bir yaratık vardı. İşte o Kral Piccolo adlı karakter oluyor. Piccolo bu oyunda da aynı animede olduğu gibi yine ejder toplarının peşine düşüyor. Tabi ki bizim temiz kalpli kahramanımız (en azından 1. Dragon Ball jenerasyonunda öyleydi) Goku’da ejder toplarının peşinde. Revenge of King Piccolo’nun hikâyesi kısaca bu şekilde diyebilirim, siz oyunu oynadıkça zaten senaryonun geri kalanı da kendiliğinden gelecektir. Burada bütün oyunu anlatıp, sizleri spoiler bombardımanına tutmak istemem. Oyunu oynayacak olan arkadaşların heveslerinin kırılmasını da istemem. O yüzden Revenge of King Piccolo’nun hikaye kısmı ile ilgili bu kadar bilgi yeterli diyebilirim.
Ka-Me-Ha-Me Dalgasıııı!
Revenge of King Piccolo görüş açısı olarak New Super Mario Wii’de ki gibi bir açıya sahip. Super Mario’dan tek farkı ise karakterimizin yolun karşısına da geçebiliyor olması. Oyunda genel olarak yolumuza Goku ile devam ediyoruz. Yapmamız gereken tek şey ise karşımıza gelen düşmanlarımızı pataklamak. Oyunda ilerledikçe yeni kombolarımız da açılıyor. O yüzden oyunun hemen başında Goku’nun sürekli aynı hareketleri yapması sizi sıkmasın. Oynadığımız her bölümün sonunda karşımıza bir boss geliyor. Bu bosslara karşı en büyük silahımız ise kamehame dalgası yeteneğimiz. Kamehame dalgasını kullanabilmek için, can barımızın altındaki kısmın tamamen dolu olması gerekiyor. Bu bar 3 kısa bölümden oluşuyor. Her bölüm bizim bir kamehame dalgası hakkımız olduğunu gösteriyor. Bu barlar ise karşımıza çıkan düşmanlarımızı patakladıkça doluyor. Oyunun ilerleyen kısımlarında Goku kamehame dalgasına benzer yeni saldırı çeşitleri öğreniyor. O saldırılarda aynı bu mantıkla işliyor. Saldırıları kullanabilmemiz için bu 3 küçük bardan en az birinin dolu olması gerekiyor.
Tabi ki aklınıza bir Wii oyunu denildiğinde kuşkusuz hareket sistemi de geliyordur. Revenge of King Piccolo’ya ilk başladığınızda harekete duyarlı her hangi bir aksiyon ile karşılaşmıyorsunuz. Fakat bu hemen canınızı sıkmasın. Çünkü oyunda ilerledikçe ve Goku yeni hareketler öğrendikçe sizde Wii’nin motion sisteminden yararlanmaya başlıyorsunuz. Oyundaki sağlık sistemi de, klasik platform oyunlarında olduğu gibi işliyor. Canınız azaldığı zaman, etraftaki materyalleri kırarak içinden çıkan yiyeceklerle sağlığınızı dolduruyorsunuz. Zaten bu konuda zorlanacağınızı sanmam, çünkü etrafta sağlığınızı doldurmaya yarayacak bolca yiyecek bulabiliyorsunuz. Oyundaki save sistemi ise otomatik bir biçimde işliyor. Yani kafanıza estiğinde oyunu saklayamıyorsunuz. Belirli noktalara ulaştığınızda oyun kendi kendini save yapıyor. Save noktaları arasında uzun mesafeler bulunmadığı için bu sistem oyuncular açısından bir eksi oluşturmuyor. Revenge of King Piccolo’da etraftan topladığımız, kılıç, sopa vb. materyalleri de kullanabiliyoruz. Tabi ki bunların ömrü genelde bir kaç vuruşluk oluyor. Yapımcılar bu sistemi koyarak, dövüş olayını tek düzelikten kurtarmaya çalışmışlar. Bunda kısmen de olsa başarılı olmuşlar diyebilirim.
Genel Yorum
Oyuna ilk olarak girdiğinizde, sizde sanki bir çocuk oyunuymuş gibi bir izlenim uyandırabiliyor. Karşınıza gelen düşmanların çizimleri, oyunun yapısı vb. etkenler ister istemez oyuncuyu bu yönde düşünmeye zorluyor. Fakat Dragon Ball Revenge of King Piccolo’nun kendine has bir yapısı var. Oyun sadece eğlenmek için oynanabilecek bir yapım. Super Mario gibi platform oyunlarından hoşlananlar bu yapımı da mutlaka denemeliler. Bu oyunda grafiktir, müziktir, seslendirmedir vs. gibi özelliklerden söz etmek yanlış olur. Çünkü Revenge of King Piccolo sadece eğlence ve iyi vakit geçirme üzerine temellendirilmiş bir yapım. En azından bana bu hissi verdi diyebilirim. Sonuç olarak bir Dragon Ball takipçisi olarak bu oyunu sizlere öneririm. Eğer bir Wii sahibiyseniz bu oyunu çekinmeden alabilirsiniz. İyi vakit geçireceğinizden şüpheniz olmasın. Unutmayın… Herkes oyun oynar!